Kategori: Günlük

Home Günlük
Yazı

Günlük – 31/03/2026

30 Mart 2026, Pazartesi.
Cranbury, New Jersey.

Bugün haftaya 524 dolar zarar ile başladım. Sabah tırın ön teker kesildi demiryolu raylarının üstünden geçmeye çalışırken. Sonra tekerci çağırdık geldi, halletti, 524 dolar ödedik, gitti.... (Devamını Okuyayım)

Yazı

Günlük – 24/03/2026

Dün ufak terslikler oldu üst üste. Önce sabah polis durdurdu. Telefondaki haritayla ilgilendiğim için trailer sağa sola sallanmış biraz. O da bi durdurayım bakayım şoför uyuyor mu yoksa ne yapıyor da böyle dikkatsiz sürüyor diye durdurmuş. Öyle söyledi.... (Devamını Okuyayım)

Yazı

Günlük – 24/03/2026

Renkler ve melodi, boğulurken damlalar, yağmur, ıslanmak ve sinirlenmek, koşmak ve ıslak uyku.

Mor hayaletler. Mor ve biçimsiz. Biçimsiz ama şişman. Şişman ama aç. Açlıkla sınanan milyarlarca döl. Milyarlarca döl israfı. Çirkin canlılar. Çirkin ama kendini beğenmiş. Kendine âşık.... (Devamını Okuyayım)

Yazı

Günlük – 18/03/2026

Bir şişko olarak 4 gündür diyetteyim. Ne diyeti ben de bilmiyorum. Öyle birden bire bi karar aldım. Tabii.

Beş gün önce zaten işten güçten yemek yiyememiştim. O gün akşam yemek yemeğe giderken fark ettim. Aslında canım yemek istemiyordu. Bütün gün yemedim diye, sanki yemek... (Devamını Okuyayım)

Yazı

Günlük – 05/03/2026

Vakit yok ya. Vakit yok pek. Yani var da, buraya ayırasım gelmiyor. Onun yerine Beşiktaş maçları izliyorum. Maç bitiyor Beşiktaş ile ilgili yorum, analiz programları izliyorum. Bunlar beni mutlu ediyor. Ne güzel dinden, siyasetten uzak bir şey en azından. Sergen'i de seviyorum çok. Takım da taş gibi oldu zaten. İyi güzel böyle yani. Agbadou, Murillo, Ndidi, Orkun,... (Devamını Okuyayım)

Yazı

Günlük – 19/02/2026

Sevgili günlük,

Bugün bu abiyi izledim.

Boş vaktin olursa sen de ona bi şans tanı.... (Devamını Okuyayım)

Yazı

Günlük – 15/02/2026

14 Şubat 2026, Cumartesi.
Liverpool, New York.

Yaşlandıkça yazmaktan da utanır oldum. Ne kadar boş biri olduğumun farkına daha çok varıyorum her geçen gün. Bütün yazılar çöp, bütün düşünceler abes.... (Devamını Okuyayım)

Yazı

Günlük – 05/02/2026

4 Şubat 2026, Çarşamba. Grand Ledge, Michigan.

Bembeyaz soğuk, kapkara çamur. Birkaç metre yükseklikte kar. Yazmış gibi giyinip üşüyen insanlar. Cömert bir tabiat, muhteşem bir dünya, yaşamak dolu dolu, ağlamak için için ama mutluluktan, ama tutkulu, her an heyecan.

Hızlı geçen zamanın, yavaş ilerleyen kahırları. Genç hisseden ruhlara yaşlarını hatırlatan karınları. Hayalleriyiz dedelerin, arşiviyiz yarınların. Becky Summer parıldıyor, gözler yeşil, saçlar sarı.

Kan döküldü, kan döküldü. Yerde kalmasın kanımız diye diye durmadı hiç, cesetlerin sonu gelmedi hiç. Öldürüldük ve öldürdük sürekli.

Yazı

Günlük – 27/01/2026

26 Ocak 2026, Pazartesi.
Rock Hill, South Carolina.

Yaşamak çok zor değil aslında. Gülümsemeni bekliyorlarsa gülümseyeceksin. Başını önüne eğmeni istediklerinde, başını önüne eğeceksin. Yok öyle "istediğim zaman, istediğim yerde, istediğimi yaparım". Yapamazsın. Yaptırmazlar.

Tek başına hiçbir şey yapamazsın. Mecbursun eşe, dosta, arkadaşa. O zaman akıllı olacaksın. Huyuna gideceksin herkesin biraz biraz. 3-5 kişi bulursan kendinden yana, geriye kalanı sallamazsın. Ama o 3-5 arkadaşın değerini bilmen lazım.

Yaşlandım ben. Erken yaşlandım. Bekliyordum bunu. Çocukken de erken büyümüştüm çünkü. Alıştığım bir durum bu. Hayat burda bitse gam yemem. Bundan sonrasında da, bundan öncekilerin tekrarını yaşayacağız zaten. Güzel şeyler olacak. Çirkin şeyler olacak. Aklımız varsa güzel olanın tadını çıkarıp, çirkin olanı görmezden geleceğiz. Aklımız yetmezse çirkin olana kahrolup, güzel olanın kıymetini bilmeyeceğiz.

Yazı

Günlük – 16/01/2026

15 Ocak 2026, Perşembe.
Weatherford, Oklahoma.

Sevgili eşim geçen hafta boyunca çeşitli intihar denemelerinde bulunduğunu söylüyor. Şükürler olsun ki hiçbiri işe yaramamış. Bir de bunu bana söylediğine göre, herhalde "kurtarın beni" demek istiyordur.

Ben de hemen annesine ulaştım. Kadıncağıza da acıyorum. Bir de ablasıyla konuştuk ne yapabiliriz diye.

Eşim diyorum ama hikaye uzun.

Yabancı bir ülkeye gidip, orada oturum almak için, oralı bir kadını bulup onu sevdiğinize inandırırsanız ve bir gün işiniz bittiğinde arkanıza bakmadan çekip giderseniz, aşağılık şerefsiz bir orçosunuzdur demektir, değil mi?