17 Temmuz 2025, Perşembe.
Greensboro, Georgia.
Benim hayal dünyamda bir insan öldü mü, beş dakika sonra unutulur. Unutulmalıdır. Ölü ile ölünmez. Ve her ölü bir hiçtir. Buna annem de dahil. O öldükten sonra ağlamamın ona hiçbir faydası yok. Ben kendim için ağlıyorum. Beni en çok seven insandan mahrum kaldığım için ağlıyorum. Bencilliğimin sebebidir her bir damla gözyaşım. Yoksa annemin amında bile değil o öldükten sonra ağlıyor olmam.
O yaşarken güldürecektim onun gül yüzünü. Güldürdüysem ne mutlu bana. Güldüremediysem geçti gitti artık. Gerçi güldürdüysem bile bir anlamı yok. Çünkü öldü ve bitti. Öldüğümde sikimde bile olmayacaksınız. Yaşamımızın da bi sik değeri yok aslında ama en azından biz kertenkeleler değer veriyoruz birbirimize ve değerli buluyoruz kendi varlığımızı. Bu da çok normal. Kertenkele kadar da hakkımız vardır artık bu hayatta. O kadar da olsun. Daha da sıçmaya gerek yok ağzımıza. Bizim de bir gururumuz var.
Şimdi kahraman olmak da benim elimde biliyorsun. Her şeyden vazgeçip, meydana çıkıp avaz avaz bağırabilirim adalet yerini bulsun diye hiçbir şeyden korkmadan. Alt tarafı cezalandırılırım. Üst tarafı yok edilirim. Kaybedecek bir şeyimiz mi var? Var! Kahramanlar kahramanı oldukları değerlerden faydalanamazlar. Savaşı Lenin verir, sefayı Stalin sürer. Savaşı Atatürk verir, sefayı İnönü sürer. Savaşı Che verir, sefayı Castro sürer. Deniz Gezmiş’in hayatı kurban edilir, karşılığında solcuların anketlerde birinci parti olduğu gözlemlenir.
Örneklerim pek başarısız olabilir ama anlatmak istediğimi sen çoktan anladın: Olmasını istediğin şey için savaşırsan, olduğunu göremeden öldürülürsün. Bir başkasının savaşmasını beklemekten başka elinden bir şey gelmez. Bırak o ölsün. Kıps.
Son tahlilde her birimiz çöpüz ve çöp olup gideceğiz. Amaç şu 60-70 yıllık hayatı mümkün mertebe güzel geçirmek. Ancak bazen keskin dilin sana yaşattığı haz vardır ki 40 yıl sıkıcı bir hayat süreceğine, lafını söyler ve kafanı kesecekleri ana kadar o 15 dakikada 100 yıllık zevk yaşarsın. İşte bundan söyleniverir gerçekler ulu orta bazen.
Misal: Bütün herkes sübyancıdır. Kim istemez genç yaşında iri memeli şuh bi hatun? Emin ol deden bile ister. Ömrü uzar adamın. Neyse buna sonra değiniriz, şimdi konumuz bu değil. Her halükarda kazançlıyız biz. Hızlı yaşayıp genç ölürsen, hız tutkunu tatmin etmiş olursun. Yavaş yaşayıp, geç ölürsen uzun uzun yaşadım dersin. İyi yanından bakabildikten sonra herkesin tecrübesi aynı aşağı yukarı. Her insanın bile değil, her canlının. Ayının da hayatı lezzetli ballarla ve kaçan avların hayal kırıklıklarıyla dolu.
Bir arkadaş öldü diye üzüldük biz. Biz ölünce de üzülecek birkaç kişi. Ama 5 dakika. Sonra yine pompa. Çünkü hayatta en hakiki mürşit pembeciktir.
Leave a Reply