Günlük – 15/06/2025

14 Haziran 2025, Cumartesi.
Lodi, California.

Hazır yolum California’ya düşmüşken birkaç gün çalışmayayım da, Pazartesi’yi bekleyeyim de Sacramento’daki family court’a uğrayayım dedim. Eşciğezim sağ olsun, iki buçuk yıl önce, 2022 Eylül’ünde başvurmuş mahkemeye, boşanmamız için. Ancak işte formları doldururken arabalarımızdan da bahsettiği için mahkeme boşamamış hemen. Önce bi kocan da senin arabandan hak talep etmeyeceğini beyan etsin demiş. Bana gelen bilgi bu. Ben de sürekli yollarda olduğum için bir türlü gelip de halledemedim. Gerçi uzaktan da olsa yaz bi kağıda, at imzayı gönder gibi bi çözüm olmalı ama ne bileyim eşciğezim notere gidicez falan diyordu o zamanlar, o yüzden erteleniyor ve kalıyordu işte. Şimdi uzun zamandır kendisi benimle hiç konuşmuyor. O yüzden iş başa düştü. Gelmişken, gideyim bakayım halledebiliyor muyum. Umarım hallolur.

Hallolursa helal süt emmiş bir hanımefendiyle evlenip, karı koca porno dünyasına adım atma hayalleri kuruyorum inşallah. OnlyFans olabilir, ana akım porno endüstrisi olabilir, hangisi olursa. Çocukluktan beri hayalim. Dua edin de ölmeden gerçekleştirebileyim.

Tabii biz burada boşanma, evlenme, porno dünyasına adım atma ve sair hayalleri kurarken Dünya durur mu, savaşlara savaş ekledi hemen değil mi? Güzel oldu ama. E eninde sonunda olacaktı bu, olsun artık yahu. Olsun da ne oluyor sonucu görelim. Gerçi sonuçlanmaz belki de. Sürüncemede bırakılır, yıllarca irili ufaklı devam eder. Bazen de öyle oluyor çünkü. Netleştirmek işine gelmiyor tarafların. Sürdürmek daha kârlı olabiliyor.

Ben İsrail’i severim. Güçlü olan herkese hayranlık duyarım. İmrenirim. Eleştiriyi herkes yapar. Ağlamak, şikayet etmek çok kolay. Ancak ne gerek var bunlara? Şunun şurasında 37 yıl daha yaşarım ya da yaşamam. Bu 37 yılı İsrail’le mücadele ederek geçirsem elime ne geçecek? İsrail’i mi yeneceğim? Hayır. Onun yerine İsrail’e başarılarından dolayı hak ettiği saygıyı duysam ve acaba nasıl başarmış diye inceleyip, örnek almaya, benzemeye çalışsam sanıyorum ki bu daha faydalı bir şey olur. E zaten bu Yahudiler ezelden beridir sevilmiyorlar. Oysaki neden bu nefret? Hepi topu 16 milyon Yahudi var Dünya’da. Azınlıksa azınlık, mazlumluksa mazlumluk. Tarih boyunca başlarına gelmeyen kalmamış. Ona rağmen yine güçlenip, Dünya’ya hükmedecek seviyeye getirmişler kendilerini. Vallahi ben buna saygı duyuyorum. Hayranlık duyuyorum. Helal olsun! Din masalına sevgi saygı duyacaksak, onda da öncü bu adamlar. Yahudilikten sonra gelen dinler de Yahudiliğin değişik versiyonları gibi. Aşağı yukarı aynı şeyler, aşağı yukarı aynı masallar. Aşağı yukarı aynı kibir, aşağı yukarı aynı nefret. Sonsuz güç, sonsuz merhamet, sonsuz öfke, sonsuz intikam. Sonsuz vaat.

Bi de abicim sağ olsunlar güzel bi Dünya kurmuşlar. Çalışıyoruz, kazanıyoruz, yiyoruz, içiyoruz, sevişiyoruz. Kafamıza göre takılıyoruz. Ben şimdi bu düzenden bu kadar faydalandıktan sonra bu düzeni kuranlara hakaret etmeyi doğru bulamıyorum kendi adıma. İkiyüzlülük bu. Misal İran yönetseydi Dünya’yı? Allah korusun! İğrenç bi durum. İran’ı severim aslında. Tarihini, şiirini, edebiyatını, yemeğini, mutfağını, kara kaşlı kara gözlü iri memeli iri götlü kadınlarını kızlarını severim; oralarda bir sorun yok. Ancak maalesef sıçtılar İran’ın içine de 46 yıl önce biliyorsun. Bu orospu çocuğu din ile yöneten mollalar gitsin de, yerine ne gelirse gelsin ama din gelmesin ya. Kadınlar özgürlüğüne kavuşsun. Saçlarını açsın. Memelerini sergilesin. Olmaz mı?

Bir sürü çoluk çocuk masum ölecek tabii. Bakarsın yarın biri füze fırlatır buraya biz de ölürüz. İnsanlar olarak o kadar da önemli değiliz zaten. Sayıyız. Durduk yere ölebiliyoruz. Tıpkı küçük böcekler gibi. Canlı olmak, canlılar alemi böyle işte. Hayat böyle bir şey. İsrailli çocuklar da ölecek, İranlı çocuklar da, Amerikalı çocuklar da. Buna bir çare yok. Savaşsız Dünya imkansız. Savaş hep olacak. Güç kavgası ezel ve ebeddir. Asıl tanrı güç kavgasıdır zaten. Sonsuzdan gelen de odur, sonsuza kadar sürecek olan da odur. Çok şükür biz güçlülerle aynı taraftayız. Gün gelir, güçsüzleşiriz bizi de paramparça ederler. Kimse kimsenin göz yaşına bakmaz. Ben muhtaç duruma düştüğüm an, düşman beni acımasızca ezer. Normal bu. Ama bugün muhtaç olan ben değilim. Ve düşmanım eğer muhtaçsa tabii ki de acımayacağım. Normal olan bu, bu tabiatta. Ben hep böyle gördüm belgesellerde filan. Hem hayvanlar böyle yaşıyor, hem de insanlık tarihi hep bu şekilde devam etmiş. E doğal yani insan da bir hayvan sonuçta. Velhasılıkelam Dünya her daim savaş halindedir.

Bu nedenle en güçlü olanın yanına kaçtım ben. ABD’nin güçlü olduğu bir devirde doğduğum için ABD’ye sığındım. Hayatımdan memnunum. Tabii ki her hayat gibi benim de hayatım boktan. Ancak işte mesele bu boktanlığın seviyesini bir miktar azaltabilmekte. ABD’yi, mavi kırmızı beyaz bayrağını, Avrupa kökenli kurucularını seviyorum. Onlar benim Ortadoğulu suratımı sevmiyorlar ama bu konuda da onları haklı buluyorum. Ben de önüme düşmanıma benzeyen biri çıkarsa yolumu değiştiririm. Dolayısıyla ben ömrümün sonuna kadar Batı götü yalamaya devam edeceğim muhtemelen. Çünkü sarı saçlı mavi gözlü iri memeli bir kızla sevişmek istiyorsam, bu en çok Batı yalakası veya Batı sevdalısı olursam mümkün. Doğu yalakası veya Doğu sevdalısı olursan seks yasak, seks günah. Meme anca ölünce o da ufak meme, tomurcuk kadar, niye işte yaşasın sübyancılık. Allah allah, ben büyük meme istiyorum? Hayır, olmaz ille de tomurcuk. E o zaman kusura bakmayacaksın hacı. Stratejin yanlış. Verecektin özgürlüğü kadınlara, seviştirecektin bizi genç yaşlardan, o zaman gelir miydim buralara? Ölümüne savunurdum seni de işte o zaman. Kısmet değilmiş. Yaşasın Dünya’yı yöneten güçler. Yaşasın Batı’nın ahlaksızlığı. Kahrolsun istibdat! Amin!

Leave a Reply

Your email address will not be published.