1 Eylül 2024, Pazar.
Tumwater, Washington.
İki gün önce “Küçük Bir Yol” diye şarkı çıktı önüme, iki gündür gece gündüz onu dinliyorum. Hadise söylüyormuş. Sözleri saçma sapan sanki ancak müzik, ses ve yorum muhteşem. Sözler de insanın içine dokunan kelimeler ama cümle olarak baktığında saçma sapan şeyler. “Küçük bir yol” ne bi kere mesela? Hiç. İşte. Ama dinleyip dinleyip ağlıyorum. Ağlamak hobim biliyorsun. İçimdeki kiri pası çirkinlikleri söküp atmama yardımcı oluyor.
Başım belada. Dün mesaj attı. “Başım belada” dedi. Noldu aşkım dedim. Fahişelik yapıyor ya çünkü. Dayısı mekandaymış. O yüzden mesaisi bitmeden odasına kaçmış. Ağlıyıp duruyor. Zaten istemeye istemeye yapıyor fahişeliği. Kirasını ödeyebilmek, kardeşine ve dedesine bakabilmek için. İki ayda bir gelip 5 gün çalışıyor ve iki aylık giderlerini karşılayacak kadar kazanıp evine dönüyor.
Eski erkek arkadaşı başlatmış bu işe. Corona kiminin canını alırken, kiminin işini, kiminin hayallerini aldı gitti. Bu kızcığaz da o dönem işsiz kalmış. O zamanki erkek arkadaşı da işini kaybetmiş. Erkek arkadaşı buna restoran bar gibi bir yerde güzel bir iş var deyip kandırmış bunu. Götürmüş oralara. Sonra kız işin fahişelik olduğunu öğrenmiş. Erkek arkadaşı da bir şey olmaz, bizim için sevdiklerimiz için yapmalısın deyip bir şekilde kızcığazı ikna etmiş. Eh, çaresizliğin de etkisiyle kız da başlamış bu lanet hayata. Bir yıl sonra da, dört yıllık ilişki son bulmuş. O şimdi 3 yıllık bir fahişe.
Ve önüne ben çıktım. Fahişelerin süper kahramanı. Artık kirasını ben ödicem, kardeşine ben bakıcam. En azından bikaç ay yapabilirim umarım. O sürede o da işini bırakmaz ama para biriktirir, başka iş yapacak güce erişir belki Ocak ayına kadar. Dün iki saat görüntülü konuştuk. Yardım edeceğimi söyleyince sevinçten ağlamaya başladı. O kadar tatlı, o kadar güzel ki. İçim acıyor.
Ama tabii sadece içim acıdığı için yapmıyorum. Yapamam. Sikmediği eşeğin önüne ot koymayanların aşiretindeniz biz. Ben de erkeğim. Ve erkeklerin %99.99’u orospu çocuğudur. Çöptür. Boktur. Ben de onlardan biriyim işte. Bu paraların karşılığında ben de onunla sevişicem sonuçta. Yani beni en çok ikna eden şey bu sevişmeler oluyor zaten. Yoksa gözyaşları değil.
Küçük bir amdayım en başındayım kendi kendimle hep otuzbir mi çekeyim? Şarkı daha anlamlı oldu sanki şimdi.
Leave a Reply