Günlük – 18/11/2025

17 Kasım 2025, Pazartesi.
Buffalo, New York.

Mesleği nedeniyle irileşmiş kamyoncuların gözlerindeki ışıklarsınız hep. Parlıyorsunuz uzaklarda. Doğru düzgün aydınlatmasanız da etrafınızı, yine de bi umutsunuz yalnız yaşayanlar için. Başımız sıkışırsa size sığınırız.

Geyikler var yolun kenarında. Az sonra tırın altında kalıp ezilecek bir tanesi. Geyikler var yolun kenarında. Güzel gözlü, güzel burunlu, güzel kuyruklu geyikler. Tıpkı Kübra gibi. Kübra da güzel gözlü, güzel burunludur. Kuyruğu olmasa da, güzel bir poposu vardır ayıptır söylemesi.

Geçen hafta haftaların en kazançlısıydı. Üç bin dolardan fazla kazandım bir haftada. Noel sezonu hissettirmeye başladı kendisini. On bir ayın sultanı Kasım’da başlar okyanus ötesinde. Kara Cuma’dan Noel bayramına kadar satabildiğini satacaksın.

Borçlarım biraz daha azalacak. Ocak ayında Mesut da bana olan borcunu ödeyince borçlarım çok daha fazla azalacak ondan sonra. Bir de Tuğrul’un altı bin dolar ödemesi gerekiyor ancak iki buçuk yıl sürecek onun o ödemeyi bitirmesi. Kız kardeşime yapacak ödemeleri. Her hafta elli dolar. Allah bereket versin. Ödememezlik yapmazsa tabii. Ödesin bi zahmet ama di mi? Böyle taksitlendirme görülmedi.

Tatlı tatlı kızlara bin lira hediye edip duruyorum. Bin liraya iki bira içerler belki anca ama iki bira karşılığı, iki merheba diyorlar ya, ben de o merhabalarla tutunuyorum işte hayata.

Tutunamadım. Tutunamadım şiirlere, şarkılara. En sevdiklerim listesindedir bu hep en tepelerde. Işın Karaca da tombik bir kadındı. Tombik kadınları hep sevmişimdir. Işın Karaca’yı da beğeniyordum.

Işın diye bir kız vardı tiyatro kulübünde. Memeleri kocamandı. Bir de arkadaşı vardı Aslıhan. Aslıhan Amerika’da şimdi. Bir Amerikalıyla evlenmişti üniversite bittikten sonra.

O Aslıhan’ı beğenen Soner vardı bir de. Kulübün en yakışıklı delikanlısıydı. Saçları uzun, gözleri maviydi. Gitar çalıyordu kafelerde barlarda. Bir gün yolda beğendiğim için indiği durakta inip tanıştığım Özge’yi götürmüştüm Soner’i dinlemeye. Özge de Soner’i beğenmişti. Güzel kızları, yakışıklı adamlarla görmek hep mutlu etmiştir beni.

Erkek düşmanı olmamın nedeni kaba, sert ve maço erkekler. Yoksa ince, kibar, nazik adamlarla hiçbir sorunum yok. Hatta birçoğuna sevgili bile ayarlamışımdır bu sıfatlara layık erkeklerin.

Bazı pek güzel erkekler de eşcinsel erkeklerdir. Sevimlidirler, narindirler, güler yüzlüdürler. Girdiğim mağazaların kasalarında karşılaşıyorum onlarla. Kimisi flörtözdür de. Bazen üzülürüm eşcinsel olmadığım için. Kadınlardan çok erkekler ilgi duymuştur her zaman bana. Seviyorlar iri yarı, döşü gıllı adamları.

Kadınları kadınlar, erkekleri erkekler anlar. Aynı insanlar değiliz. Bir yarımız için her şey aşk, diğer yarımız için her şey seks. Bir yarımız hurilerden yücedir, diğer yarımız sırtlanlardan alçak.

Derdi nedir bu sonbaharın? Masaşusets’te güzeldir sonbahar. Kızıldır yapraklar. Portakal mevsiminden bihaber milyarlarca insan var. Bundan mütevellit şanslıyız da biz. Doğduğumuz güzelliklerin kıymetini bilmeliyiz.

Kimseden kötü değil durumumuz. Yakındır hepimizin kurtuluşu. Yılmamak, pes etmemek gerek asla. Umudunu kaybedersen olmaz ancak kriterini azaltırsan olur. Her şey mükemmel olmak zorunda değil. Beklentini düşür. Yarım yamalak olsun ama olsun. Hiç olmamasından iyidir. Hiç olmamak da iyidir. Hiç olmamışız gibi olacak her şey günü geldiğinde. Kim bilir, belki yarın.

Mehmet Akif Ersoy gibi şiir yazamaz hiç kimse. Bana öyle geliyor. Beyefendi resmen cümle mühendisi. Milimetrik hata bile yok. Nazım dediğin böyle olur. Nizami bir dizilişi var kelimelerinin. Çok az şairde yakalayabilirsin bunu. Taklidi imkansız gibi geliyor bana onun yeteneğinin.

Boş vaktim olsa müzik yapardım. Şarkı söylerdim. En sevdiğim şarkı Sezen Aksu’nun “Deniz Yıldızı” şarkısı olsa gerek. Yalın, teslim olmuş, çaresiz ama yılmamış şeyler ifade eder bana. Kabulleniş, abartısız, olduğu gibi ve müteşekkir. Hepsini kurtaramayacağı gerçeğine teslim olmuş ancak kurtarabileceği kadarını kurtarmaktan vazgeçmemiş kadın kahraman.

Her şey mükemmel olmak zorunda değil. Herkesi kurtaramayabiliriz fakat ne kadar kurtarabilirsek kar. İşte böyle bu hayat, ne kadar kurtarırsak kar.

youtube.com/sezenaksu/denizyıldızı

Leave a Reply

Your email address will not be published.