Bir şişko olarak 4 gündür diyetteyim. Ne diyeti ben de bilmiyorum. Öyle birden bire bi karar aldım. Tabii.
Beş gün önce zaten işten güçten yemek yiyememiştim. O gün akşam yemek yemeğe giderken fark ettim. Aslında canım yemek istemiyordu. Bütün gün yemedim diye, sanki yemek zorundaymışım gibi yürüyordum yemek yemeğe doğru. O an karar verdim. Dedim yemek zorunda değilim. O akşam yedim ama bi gün sonradan itibaren elma, muz, mandalina, badem, yoğurt – bu ve bunun gibi şeyler yiyerek günü geçiricem dedim ve 4 gündür öyle yapıyorum. Haftada bir kendimi ödüllendirip normal yemek yerim. Midem küçüldü zaten. Bugün salata aldım yarısını yiyebildim. Güzel.
Ekmek yok bi kere. Benim en büyük aşkım ekmekti ama artık yok. Türkiye’de olsam bu kararı alamazdım. Orda yemekler lezzetli çünkü. Kolay değil vazgeçmek. Ama Amerika’da zaten yarrak gibi her şey. O yüzden kolay burda buranın bok gibi ekmeğinden de, bok gibi yemeklerinden de vazgeçmek.
Balık yerim belki. Tabii. Balık olur. Yanında patates püresi ve brokoli. O olabilir bak.
Elma, muz, mandalina, yoğurt, zeytin, peynir, domates devam. Psikolojik olarak kendimi sağlıklı hissetmeye başladım bile. Bokum bile değişti. O bile daha sağlıklı.
Bikaç ay devam edebilirsem, kilo da verirsem, wow. Olduğu kadar ya. Üç günlük dünya, çok da şey yapmamak lazım. Eğleniyoruz işte. Ama oralara gelirsem, diyet miyet dinlemem, anasını sikerim bütün yemekleri yerim. Üff çok özledim.
Leave a Reply